Hidiv Kasrı

Hidiv Kasrı

 

Bu hafta hep beraber evdeyiz. Kar sebebiyle gezemiyoruz :((
O yüzden size daha önce yapmış olduğumuz Hıdiv Kasrı gezimizden bahsetmeye karar verdim 😉

Burası neresidir?

Hıdiv Kasrı, İstanbul’un Beykoz ilçesinde Çubuklu sırtlarında bir yapıdır.
Kasrın girişine ulaştığınızda büyük bir bahçe sizi karşılar. Patikalarla, Boğaza doğru uzanan yeşilliğin içinde neler neler var..Çocuklar için oyun parkları, sincaplar, kuşlar, yürüyüş yolları, çay bahçeleri, botanik dükkanı, havuzlu çeşmeler….Tabi, birde buna İstinye koyunu olduğu gibi gören manzara eklenince kasırda gezmeye doyum olmuyor.

Bu güzelliklere, batılı mimari tarzda yapılmış olan Osmanlı kasrının gölgesi de eklenince bambaşka bir dünyanın kapıları açılmış gibi hissediyor insan. Kızım bi anda “Anne beni şövalye kurtarsın bu kuleden”, oğlumda diğer yandan “Anne bak burada saat kulesi var galiba!! Ben oraya koşuyorum” diye sesleniyor. Tabi kızımda abisinin peşi sıra…Neyse ikisini de çocuk parkında kaydırakların yanında oynarken buluyorum. Burada çocuklar eğlenirken, bizde eşimle bir banka oturup, sohbet ediyoruz. Kasrın tarihçesini merak ettik. Hemen google’dan bir araştırma ve kısacası şöyle;

1907 yılında Mısır’ın son hıdivi (valisi manasında..) Abbas Hilmi Paşa tarafından İtalyan mimar Delfo Seminati’ye yaptırılmıştır. Dönemin mimari modasına uygun olarak “art nouveau” tarzındadır. Mimar bu görkemli kasra bir de İstanbul Boğazını gören kuleyi eklemiştir. Bu yapı sonra elden ele geçiyor. Hatta bir ara Turing İşletmeleri’nde otel olarak hizmet verdikten sonra 1996 yılında Beltur’un işletmeciliğiyle halka açık bir park anlayışına geçiliyor.( Bilgi, Hıdiv Kasrı Beltur’un sayfasından alınmıştır.)

Yeme – içme için neler var?

Çocuklar bolca oynadıktan sonra, tabi bu temiz Boğaz havasında acıkıyorlar. Açıkçası bizde bi çay olsaydı keşke derken, bahçenin içinde değişik noktalara yerleştirilmiş çay bahçelerinden bir tanesine yerleşiveriyoruz.
Menü biraz kısıtlı. Tost, hamburger, karışık meyve suları, limonatalar, çay ve kahve çeşitleri…Açık büfeden yararlanmak isterseniz ya da bebeğiniz için çorba gerekiyorsa binanın içindeki lokantaya geçmenizi tavsiye ederim. (Bu arada serpme kahvaltı 18,5 TL ve açık büfe kahvaltı ise 28,5 TL.)

Kasrın içini çocuklarla beraber geziyoruz, tabi amaç kuleye çıkmak. Ana girişin ortasında mermerden ihtişamlı bir çeşme yer alıyor. Tavan çatıya varıncaya kadar yükseliyor ve vitraylarla kaplı. Bu orta mekandan birkaç değişik salona giriş yapılıyor. Diğer kasırlardan farklı olarak bu kasırda diğer katlara çıkış için eski tarz bir asansör yer almakta. Ancak biz kullanamadık, kilitliydi. Üst katlara merdivenle çıktık ve eski odaları gezdik. Sonra kuleye çıkış yolu olan dar merdivene doğru ilerledik. Ancak burasıda kapalıydı, neden kapalı diye sorduğumuzda kulenin tadilatta olduğu söylendi :((( Üzüldüm, oğlum çok görmek istemişti ama nafile.
Kim bilir bu kuleden neler neler görülmüş, neler neler yazılmıştır…

Nasıl ulaşırım?

Beykoz istikametine giden İETT otobüslerine binip, Kanlıca durağında inin. Daha sonra yukarıya doğru 5-10 dakikalık bir yürüyüşle Hıdiv Kasrına ulaşabilirsiniz.
Özel araçla gidecekseniz, Beykoz istikametinde sahil yolundan devam edin, Kanlıca’ya vardığınızda Hıdiv Kasrı tabelalarını takip ederek ulaşabilirsiniz (TEM ya da Boğaz köprüsünden, Anadolu yakasına geçenler içinde aynı). (İspark mevcut).
Yeniköy’den Beykoz’a dolmuş tekneler var. Buradan Kanlıca’ya giden otobüslere de binebilirsiniz.
!!(Bazı zorunlu hallerde taksiye ihtiyaç duyulursa, girişteki güvenlik çağırabiliyor bilginize)

Önceden bilinmesi gerekenler (bence)

Gül bahçeleri, havuzlu bahçeler ve çiçeklerle bezeli bu kasrı bir de lale zamanı (Nisan- Mayıs aylarında) gezmeyi çok istiyorum.. Tabi bu da benim bir daha ziyaret etmem için güzel bir sebep olacaktır. Çünkü sadece lale olmayacak, erguvan ve mor salkımları da hep beraber görebileceğim. Eğer sizde o zamanlar giderseniz bir tavsiyem var, sakın özel ulaşımla gitmeyin. Çünkü bu dönemlerde İstanbul’daki bahçeler her yerden ziyaretçi akınına uğruyor, o yüzden planınızı ona göre yapmanızı tavsiye ederim ;))

Kasrı ziyarete çocuklarla geliyorsanız, hele bi de paten, scooter gibi tekerlekli araçları çok seviyorlarsa bunları mutlaka yanınızda getirin. Çünkü yürüyüş yolları küçük taşlı Arnavut kaldırımı değil, takılmadan rahat kullanabilirler. Bebekli anneler sizde pusetleri rahat kullanabilirsiniz :))

Yılın 365 günü açık ve giriş için herhangi bir bilet almıyoruz. Hediyelik eşya dükkanı yerine belediyenin işlettiği botanik dükkanı var. Özellikle lale zamanı buradan sizde soğan bulabilirsiniz.( Siyah lale soğanı bulur muyuz ne dersiniz?)  ;))

!! Oraya gitmeden önce sormak istedikleriniz varsa aşağıda yer alan telefon numaralarından ulaşabilirsiniz;

Tel:
216 413 9253
216 413 9664
216 425 0603İşte böyleee.. Bu mekan her şeyin biraz karışımı.. Biraz Osmanlı, biraz Batılı, biraz tarih, biraz yeni, biraz manzara, biraz temiz hava, biraz koşmaca, biraz keyiff efendim…
biraz görmeli….;))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.