Çocuklarla Gezilecek Yerler- Kız Kulesi

Geçen hafta, TEOG ve ara yıl tatili sayesinde yine İstanbul kazan biz kepçe şeklinde çocuklarla kendimize has kültür gezilerimizi gerçekleştirdik.

Havalarında hala bahar tadında olması AVM’ler ve kapalı alanlar yerine parklarda, deniz kenarında ve çay bahçelerinde nefes almamızı sağladı.

Lodosun İstanbul’un trafiğine etkisi çok oldu Kasım ayında. Ama yine de bir boğaz havası bize şart dedim, ve yolumu Üsküdar’a çevirdim. Hem pamuk dede ve pamuk anneanne ziyareti hem de Üsküdar gibi tarihi bir semti görmek çok güzel olacaktı.

Öğle saatleri ve güneş bütün ihtişamıyla bizi ısıtıyor. Üsküdar sahile indik, biraz merkezde dolandık. Sonra denize doğru baktık ve hep bir ağızdan Kız Kulesiii demişizzz. Daha önce seyrettiğimiz Köşe Bucak İstanbul tiyatrosundan akıllarında kalmıştı.

“Anne hadi oraya gidelimmmm” diyen iki minişimi kıramadım.

Önce güzel bir yemek sonrasında Kız Kulesi yapalım diyince Ece ve Ege çok mutlu oldular.

Filizler Köfte de çocuk alanı olması bizimkilerin en sevdiği özellik tabi. Ayrıca köftelerini de çabucak yedikleri için benim de en sevdiğim restoran bu yakadaki. Oyunlar oynandı, resimler yapıldı, köfteler afiyetle yenildi, yüz boyası ve balonlarla da şımartılan çocukları sonunda köfteciden çıkarabildim.

Kız Kulesinin tam karşısında yer alan Filizler Köftecisi

Hemen yolun karşısına geçtik ve 4. büfenin yanında olan Kız Kulesi bilet gişesinden biletlerimizi aldık. Buradan bizi küçük deniz motoru alıp süresi 5 dakikayı bile bulmayan bir yolculukla karşıya geçirdi. Lodosun etkisi az olmasına rağmen tekne beşik gibiydi. Bu çocuklar için eğlenceliydi :))

Kız Kulesi bütün ihtişamıyla teknenin camından bize bakıyordu sanki. Elimizi uzattığımızda kulenin tepesine “ilk ben vurdum!!” diycek gibiydikkk. Hemen atladık iskeleye. Sonra bir koşu bütün çevreyi gezdik. Hemen selfie modlarına girdik, ve tabi panoramik dramatik fotolar çekildik.

Kız Kulesi ve İstanbul

Güneşin mehtabıyla gözlerimiz kamaşıyordu. Marmara, Boğaz girişi, Boğaz Köprüsü, Topkapı Sarayı, Gülhane, Dolmabahçe ve arka semtleri, Galata Kulesi, Beylerbeyi, Üsküdar, Salacak ve Haremm.

Eh bu seferde denizin ortasından sana bir baktık aziz İstanbuul !!! Dürbüne 1 TL attık ve köşe bucak her yerini soran inceleyen çocuklarımla tüm semtleri birer birer uzaktan öğrendik.

Sonra kulenin içini görelim ve en önemlisi kulenin en üstünden İstanbul’u seyredelim dedik. İçeriye daldık.

Kulenin girişinde şık bir restoran vardı, gayet güzel temiz ve taştan duvarlar arasında romantik ortam yaratılmıştı 😉 Pek göz atamadık, maalesef özel bir davet için kapatılmıştı.

Hediyelik eşya bölümüne girdik. Hatıralık şeylere pek meraklı olan benim tatlı canlarım buradan da kendilerine itinayla malzeme çıkardılar 😉

Sırayla katları çıkmaya başladık. Üç farklı katta üç farklı Kız Kulesi hikayesini dinledik, duvarlarda asılı olan resimlere baktık ve kuleye ait bilgileri okuyarak merdivenlerden ağır ağır çıkmaya başladık. Beyinlerde beliren ekranlarda sevgililer, yılan tarafından sokulan prensesler ve Battal Gaziler canlandırıldı.

Eh “Atı alan Üsküdar’ı geçer” atasözünü öğrendikkk.

İstanbul’u Kız Kulesinden seyrettiniz mi?

Sonrasında en üst kat. Burada bir bar var. Biraz yeri sıkışık ama gündüz ya da gece gelinmesi gereken bir yer bence, manzara eşliğinde bir şeyler içilebilir.

Hemen kulenin çevresindeki balkonda dolaşmaya başladık. Tabi yine selfiler ve dramatik – şaşkın- komik suratlı resimler poz poz alındı. Buradan manzara ufka doğru görülebiliyordu. Biraz seyir yaptık, sonra tabi Ece’nin “bende büyümek istiyorum hiç bir yeree boyum uzanmıyor” nidaları sayesinde çevremizi saran İstanbul’un büyülü masalları içindeki havasından koptuk.

O sırada iskeleye yanaşan motora gözüm ilişti. Aşağıya doğru merdivenlerden inerken duvarlarda Kız Kulesinin tarih boyunca çeşitli durumlar için kullanılmış olduğunu anlatan birkaç tabelayı da çocuklara okudum.

Fener,hastane, askerlerden prensesleri korumak için kale, liman, depo ve daha birçok sebeplerle sürekli bir şekilde değerlendirilmiş.

2000 yılında renevosyan yapıldığından beri müze ve restoran görevini üstlenen Kız Kulesini ilk ziyaretimdi. Boğazın o derin sularından İstanbul’un büyüleyici epik silüetiyle karşılaşan çocuklarımsa, nasıl bir dünya şehrinde yaşadıklarına dair birazcık da olsa fikir edinmişlerdi.

Motorla anakaraya bastık. Çocuklarla merdivenlerden çıkarken, yine bir anne ve yanında çocukları bana kuleyle ilgili bazı sorular sordu. Tabi ona da elimden geldiğince anne gözüyle tecrübelerimi anlattım.

Gelsin çaylarrr Kız Kulesine karşı 😉

İşte Kız Kulesine bir anne gözüyle bakışım ve notlarım;

  • Motorlar her 15 dakikada bir kalkıyor. Ama dolmazsa biraz daha bekletebiliyorlar, bu süre 10 dakika daha uzayabiliyor.
  • Salacak’tan Kız Kulesine geçiş olduğu gibi, Kabataş’tan da her saat başı motorla ring seferler mevcut.
  • Motora atlarken bir köprü ya da geçiş için bir kolaylık yok. Çocuklarla elele atlıyorsunuz. Pusetli anneler mutlaka yanınızda size yardım edecek yetişkin bir arkadaş olmalı. Ben büyük oğlumu önce geçirdim, sonra ufaklığı.
  • Dürbünlerle bakış biraz bizi zorladı, ama yine de tavsiye ederim. Yanınıza bulabilirseniz İstanbula ait bir semt haritası götürün. Bu sayede baktıkları yerleri haritada gösterip, kendi yaşadığınız yeri de farklı açıdan onlara anlatabilirsiniz. (Biz google maps açtık.)
    Çocuklar dürbünle İstanbul’a bakıyorlar
  • Restorana özel bir gün sebebiyle giremedim. Bu nedenle size çocuklar için menü uygun mu tavsiyesi veremiyorum.
  • Kuleye merdivenle çıkılıyor. Yine pusetli ebeveynler girişteki kasaya puseti bırakabilirsiniz. Ya da en kötü ihtimal 3 kat çıkartmanız gerekiyor. Fakat kulenin çevresini pusetle dolaşacak kadar alan yok 🙁
  • Zamanınız varsa üst kattaki barda sütlü kakao, sahlep veya bitkisel çaylardan alın ve manzaranın keyfini çıkarın.
  • Mutlaka en üst katta çocuklarla foto çekin. Manzara bir harika. Selfie çubuklarınızı ihmal etmeyinnnnn.
  • Merak etmeyin, restoranın tuvaletleri mevcut 😉 Kulenin her yeri temiz ve bakımlı, rahat rahat kullanabilirsiniz.
  • Eğer çocuklar açsa, onları önce doyurun. Yanınıza mutlaka su veya içeceklerinizi alın. Çünkü restoranda bir küçük şişe su 3 TL’ydi. Başka bir alternatifse, soğuk sandviçlerinizi kendiniz yapabilirsiniz. Havada güzelse bence Boğazın ortasında banklarda çocuklarla piknik yapmakta çok keyifli olacaktır, ne dersiniz?
Salacaktan kalkan motorlar Kız Kulesindeki yolcularını almak için bekliyor.

Kız Kulesi ücretleri:

Yetişkin: 20 TL

60 yaş ve üstü ile öğrenciler: 10 TL

6 yaş ve altı ücretsiz.

Bu ücrete motorla geçiş ve kuleyi gezme dahil olmaktadır. Motor için ayrıca ücret ödemeyin. Sadece motorda size verilen fiş kontrol ediliyor, sakın atmayın !!!

Adres:

Üsküdar Salacak Mevkii, 34668 Üsküdar/İstanbul

İletişim : (0216) 342 4747

Nasıl ulaşırım:

Özel araç:

Üsküdar- Salacak yönünde ilerleyin. Sahile ulaştığınızda Harem oklarını göreceksiniz, buraya gelmeden önce Filizle Köftecisini görünce deniz kenarındaki büfelerin olduğu tarafa ya da diğer tarafta otoparklara arabanızı park edin. Kız Kulesi bilet gişesini biraz ileride bulabilirsiniz.

Toplu taşıma:

Kabataştan saat başı kalkan motorlara binebilirsiniz, ki Avrupa yakasından gelenler için bence en pratiği.

Üsküdar otobüslerine binip Salacağa doğru yürüyerek Kız Kulesi bilet gişesine ulaşabilirsiniz.

Kız Kulesindeki Fener

Hepimizin çocukken masallarıyla büyüdüğü ve hayallerimizde yaşattığımız İstanbul’un büyülü simgesi Kız Kulesini artık gezmek ister misiniz? İşte tüm detayları öğrendik, gezelim görelim…bakalım hayalinizdeki gibi miymiş??

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.