Kendin Olmak

Kendin olmak…

veya olamamak.

Kendin olmak aslında hayatı özgürce yani “sizce” yaşamak demek.

Yaşarken bir noktada durup sorduğumuz soru…

Ben ne yapıyorum, bunu böyle mi yapmak istemiştim yada bu noktaya nasıl geldim?

Bu duvara rastlayınca konuşma balonları aklımızda büyür.

Kendi iç sesimize güvenip neyi nasıl yapmalıyız diye düşünmek gerekir, etrafımızdakileri sebep göstermeden önce.

Kendi gözlerimizle karşılaşmak gerekir.

İşte iç sesiniz ve gözlerinizden aynaya yansıyan o kırılganlığı atabilmek için kökleri yeniden bulmak gerekir.

Tekrar çocukluğunuza dönün istekleriniz veya hayattaki duruşunuz işte orada saklı.

Neden?

Çünkü o zamanlar korku yok, cesaret var. Yaşanmışlarla örülmüş duvar yok.

Bunun için her gün  ev işlerinden, iş işlerinden, akraba veya her ne varsa bunlardan ayrılarak kendiniz için en az bir saat ayırmanızı öneriyorum.  Evet baştan zor olacak evden, etraftan birçok talep dönecek, negatif enerji yüklü ortamlar sizi yıpratacak ama güçlü durun! Ne yapmak istediğinizi seçin, o mutlaka bir çocukluk hatıranızda, evdeki bir kavanozun içinde, bir arkadaşla yaptığınız sohbetin içindedir. Onu cımbızla bulup çıkarın. İşte o anda vazgeçmeden, direnerek, hakkını vererek emek vererek, hayır demeyi öğrenerek, etraftan gelen bütün olmazlara karşı koyarak, düşerek ama pes etmeyerek kalbiniz ne diyorsa yapın. Kendiniz olmaya başlayın.

İşte bu yolu yürürken size önereceğim 12 altın kural:

  1. Yalnız kalmaktan korkmayın
  2. Farklı olmaktan korkmayın.
  3. Her zaman ama her zaman kalbinizi dinleyin. O size yanlışı doğruyu fısıldar.
  4. Geçmişi artık bir kenara bırakın ve özür dilemeyin.
  5. Asla verdiğiniz karardan ve kendinizden şüphe etmeyin.
  6. Mümkün olduğunca kimsenin sizin adınıza karar vermesine izin vermeyin.
  7. İnsanları memnun etmeye çalışmayın. Sadece onlara karşı nazik ve tutarlı durun.
  8. Kendinize iyi davranın, hatta şefkat gösterin.
  9. Kontrol edemediğiniz şeyler için enerji harcamayın.
  10. Aileniz dışındaki insanlarla iletişimde kendi ihtiyaçlarınızı ikinci plana atmayın. HAYIR demeyi öğrenin.
  11. Bu yolda başarısız olabilirsiniz, ama vazgeçmeyin ve pes etmeyin.
  12. Risk almaktan korkmayın ve cesur olun.

 

Kendin ol ve diğerlerinin farklılıklarını kabul et! Dünya farklı renklerle güzel ;)

Kendin ol ve diğerlerinin farklılıklarını kabul et! Dünya farklı renklerle güzel 😉

 

Sizin kökleriniz sağlam durdukça aileniz daha çok yeşerecek. Çocuklarınız bundan beslenerek hayatta kendileri gibi olmaya yani farklı olmaya başlayacaklar. Kendilerini yaşayabilecekler. Onlarla dalga geçen arkadaşları olsa bile, toplumun dayattığı olmazsa olmazlardan mesela bu işi yapmalısın yoksa aç kalırsın, ya da o saç şekli komik herkes sana güler gibi şekillendirmeleri bir kulaklarından girip diğerinden çıkacaktır. Neden? Çünkü toprağa sağlam basacaklar ne yapmak istediklerini bilerek, yeteneklerini özelliklerini kullanarak yaşayacaklar.

Bir de şöyle düşünün. Allah herkesi neden farklı yaratmış? Hepimiz aynı olsaydık bu dünyaya sağlayacağımız ne olabilirdi ki?

İşte çocuklarımızın farklılığını anlamak ve toplum şartlarına uymuyor diye onları yönetmeye çalışmak aslında ileride hayatlarında sağlayacağımız mutsuzluklar duvarını örmemizi sağlar.

(Dikkat! burada anlatmak istediğim aman çocuklarınıza terbiye vermeyin, canları istediği gibi davransın, kendi hakkını ararken diğerlerininkini çiğnesin değil.)

Çocuklarımız nasıl kendileri olacak?

Onlarla iletişim kurun.

Zaman ayırın.

Yeteneklerine değer verin.

Onlara zaman verin, yavaş olun ve mesafe bırakın.

Oyun oynarken davranışlarını yönlendirmeyin. Kendi gibi oynasınlar.

Resmi duvara yapmayı seviyorsa, kızmayın. Kağıt kaplayın duvara. İstediği gibi boyasın.

Yemek yapmayı seviyorsa korkmayın elini yakar diye, ama yanında olun.

Başarılarında arkalarında olduğunuzu hissettirin.

Yanlış yaptıklarında yanlarında durun.

Kendilerini bulmalarına yardımcı olun.

Toplumun kalıplarına sokmayın.

En önemlisi kendi olmak isteyen çocuğunuza değer verin.

Unutmayalım, renkler dünyaya anlam verir, sevinç katar. Ne kadar renkli olursa bireyler hayatın anlamı sevgiye dönüşür ve huzur sağlar.

Çocuklarımıza bu duyguyu hissettirmeyi ve hayatın anlamını kendi renkleri arasından seçmelerine yardımcı olmak en önemli görevimiz değil mi?

Kaynak:

KİGEM

Share

BENZER YAZILAR

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.