Heidi – Bir Çocuk Sineması

Johanna Spyri, 1827- 1921 yılları arasında İsviçre de yaşamış bir çocuk kitapları yazarıdır. En çok bilinen kitabı ise Heidi’ dir. Öykülerinde her zaman çocukken yazlarını geçirmiş olduğu Alplerin Rhin Vadisinde yer alan Chur olarak adlandırılan kasabasını konu etmiştir.

Öykünün pek çok versiyonu  sinema filmi olarak çekilmiştir. Bunlardan en meşhur olanı ve akıllarımızda yer edeni ise çocuk artist Shirley Temple’ın oynadığı o siyah beyaz filmdir. Japonların çizgi film olarak hazırladıkları ve biz yetişkinlerin çocukken televizyonda kaçırmadan izlediğimiz Heidi, bu sefer bir Alman yapımı olarak Nisan ayında beyaz perdede yerini aldı.

Ünlü çocuk yıldızı Shirley Temple'ın da oynadığı Heidi filminin afişi

Ünlü çocuk yıldızı Shirley Temple’ın da oynadığı Heidi filminin afişi

Heidi Alplerde büyükbabası ile yaşayan sevimli bir köy kızı.
Herkes onun hikayesini bilir. Annesini ve babasını yitirmiş olan Heidi’ye teyzesi bakmaktadır. Yalnız onunda finansal gücü kalmayınca büyükbabasının yanına bırakılır.
Çok sert bir mizacı olan dedenin ilgisiz tavırlarını bile hayat dolu ve şefkatli davranışları ile Heidi değiştirir. Artık dedesi onu kimseye vermek istemez. Ama bir gün teyzesi geriye gelir ve Heidi’yi dedesinin izni olmadan alıp şehre götürür.
İşte şimdi Heidi ve dedesi için zor zamanlar başlayacaktır. Ya da Heidi karşılıksız verdiği sevgi ile yanlarına yerleştirildiği Frankfurtlu zengin ailenin en sevilen bireyi mi olacaktır?

Heidi çizgi filmini çocukken çook seyrettim. Okuldan gelince hemen karşısına oturup uzun uzun seyrederdim.

O çıplak ayaklarıyla dağlarda özgürce koşması, arkadaşı Peter ile beraber keçileri toplayıp çiçekli tarlalara çıkmaları hep hayallerimi süslerdi.  Ama her güzel hikayede olduğu gibi onunda üzüntüleri vardı. Sevdiklerinden uzakta yaşamaya zorlanmış ve  özgürlüğün içinden çıkartılıp hanımefendi gibi davranılmaya zorlanması ve hep o dağları özlemesi beni üzerdi.

Evet hatırladınız değil mi? işte o heidi ;)

Evet hatırladınız değil mi? işte o heidi 😉

Sinema filmi de yine bana aynı duyguları yaşattı. Açıkçası çocuklarla sinemaya girerken korkmuştum, ya kötü bir versiyon seyretmek zorunda kalırsak diye. Ama çocuklar hiç sıkılmadan ilgiyle sonuna kadar filmi seyretti. Benim yaşımdaki yetişkinler hep beraber salondaydık. Tabi çoğunluğumuz filmin sonlarına doğru bayağı mendille haşır neşir olduk.

Filmin Türkçe dublaj ve seslendirmesi gayet güzeldi. Film için seçilen karakterler nerdeyse çizgi filmdekinin aynısıydı. Ve tabi ki o muhteşem Alp dağlarının manzarasında yapılan çekimler bizi büyüledi. Sinema ekranında bir tarla dolusu papatya düşünsenize ve karşısında karlı dağlar…Dedesiyle karlı tepelerden aşağıya kızakla indikleri sahne muhteşem bir kayıt olmuş.

Heidi, çocuklara ve biz yetişkinlere sevginin ne kadar önemli olduğunu hatırlatan sıcacık bir öykü.

Öyle ki insan ruhunun sadece onunla var olabileceğini anlattı bizlere.

Onun olmadığı yerde yaşam fonksiyonları azalır ve anlamsızlaşır.

Burada küçük bir kızın kendi hayatıyla ilgili değerlere ne kadar bağlı olduğu ve bunlarla gelen bir hayatın onun kaderi olduğunu anlatan öğreten bir hikayeyi seyrettik.

Sevgiyi, arkadaşlığı ve aile ilişkilerini anlatan nitelikli çizgi film ya da çocuk filmleri azaldı. Kanallarda yer alan filmler çocuklarımızı korkutuyor ya da yanlış bilgiler ve davranışlar aktarıyor. Televizyon ya da bilgisayarı açtıklarında aman çocuklarım ne seyrediyor, hangi oyunu oynuyor diye paranoya halinde değil miyiz hepimiz? Nerde o eski hababam sınıfı filmleri….

Her şeyin çok çabuk tüketildiği ve hızla yaşanıldığı bu dönemlerde bizlere var olmanın nedenlerini hatırlatan ve kalplerinize dokunacak Heidi’yi kaçırmamanızı ve çocuklarınızla beraber seyretmenizi tavsiye ederiz.


BENZER YAZILAR

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir