YAZILAR

Burgazada – Çocukla Gezi Rehberi

Burgazada – Çocukla Gezi Rehberi

Geçen hafta içinde çocuklarla Burgazada’ya çıkarma yaptık!

Eşim ve ben İstanbul’da doğup büyümüşüz ama burnumuzun dibindeki Burgazada’ya hiç adım atmamışız  ;))

Planlar hemencecik yapıldı ve yürürlüğe girdi. Ertesi gün yollardaydık, klasik Bostancı’ya geçtik ve Mavi Marmara ile yolculuğumuza doğru açıldık.
Bu sefer hava güzel, vapurun üst katında yerlerimizi aldık. İskeleden ayrıldık, tam 10 dakika sonra seyyar satıcı önümüze ekipmanlarını yaydı. Bir adet patates, salatalık ve kavun. Sebze soyacağını çıkardı. Kavunu elma soyar gibi soyunca bütün hanımlardan bir alkış koptu anlatamam. Adam oracıkta 20 adet satmıştır en az tabi o alanlardan biri de benim çocuklar. Evet aldık, ve reklam olmasın ama bu satıcıya rastlarsanız mutlaka alın, ben evde çok güzel patates cipsi yaptım. Bayıla bayıla yedik…kurtulduk paket cipslerden artıııık 😉 Hatta kesme işini oğlum Ege yaptı.

Neyse teatrel satış yöntemiyle karşılaşan çocukların ve japon turistlerimizin şaşkınlığı ve heyecanı geçtikten sonra, gezimizin amacına tekrar döndük.

Adaları seyre daldık…

Vapurun her dönüşünde ortaya çıkan başka harika manzaralar, koylar, çam ağaçlarının arasından tarih kokan köşkler…

ve Burgazada son durak.

Ne yapalım ne edelim derken önümüzde kocaman bir tabela. Ada da gezilecek yerlerin nerede kaldığını gösteriyordu. Biz adanın doğuya bakan kısmından başlayalım dedik. Kalpazankayaya doğru…

Çocuklarla Burgazada gezimizde görülmesi gereken yerleri tespit ettik;

  • 1953 yılında inşa edilen Burgazada Cami
  • Aya Yani Kilisesi
    Burgazada- Aya Yani Kilisesi

    Burgazada- Aya Yani Kilisesi

  • Marta Koyu
  • Sait Faik Abasıyanık Müzesi
  • Kalpazankaya

Adaya indiğimiz saatte acıkan minik mideler sebebiyle bu sıralamayı tersten giderek önce her yerde bahsi geçen şu meşhur Kalpazankaya restoranına çıktık. Faytona atladık, 35 TL istedi, 5 dakika da restorandaydık. (Aslında adalar belediyesi fayton tarifesinde 27 TL yazıyor, anlam veremedik, neyse)

İyi ki de adanın doğuya bakan tarafından başlamışız. Sivriada, Yassıada ve İstanbul siluetiyle nokta koyan ufuk çizgisi bizi karşıladı.

Kalpazankaya ve Restoranı

Kalpazankaya ve Restoranı

Kalpazankaya adı verilen meşhur kayayı da hemen gördük. Tabi acıkmış çocuklar direk kendilerine masa seçip oturunca kendimizi bu eşsiz manzaradan ayırıp menü ve çeşitlerine verdik.

Kalpazankaya restoranın meşhur yakışıklıları; manzara, kuzu tandır, balık ve meze, yine manzara 🙂 Restoran bildiğiniz kır gazinolarından, tüm masalar ve sandalyeler tahtadan. Mavi beyaz boyalı…Çam ağaçları önünüzde uzanırken, ufuk çizgisinde seyre daldığınız gemiler ve İstanbul’un silueti… Bu haliyle bize 20 yıl önceki Bodrumu hatırlattı. İçimize boolca çam kokularını çektik, keskin deniz kokusuyla karışık.

Yemek siparişi verdikten sonra restoranın yanından aşağı sahile Kalpazankayayı yakınen görmeye indik. Çocuklarla burada denize taş atık, birazcık Kalpazankaya’ya tırmanmaya çalıştık. Sonra selfiler fotolar derken yemeği hatırlayıp yukarıya çıktık.

Siparişimiz gayet temiz ve lezzetli geldi. Yemekler bitip biz kahvelerimizin keyfine bakarken çocuklarda oyun parkında bayağı eğlendiler. Telaşımız yok, çünkü adadan nerdeyse her saat başı Mavi Marmara vapurları kalkıyor.

5 dakikalık fayton mesafesini bu sefer çocuklarla beraber yürüyelim istedik. Yol, düz ayak ve fazla inişli çıkışlı olmadığı için çoğu aile pusetle bile rahatlıkla fazla fazla 40 dakikada merkeze inebiliyor. Büyükada’ya göre fayton ve bisiklet trafiği az olan Burgazada yollarında çocuklarla keyifli bir yürüyüş yaptık. Sahipsiz atlar, tavuklar, kuşlar, kedicikler ve bir çok çiçek incelendi.

Adalarda hep eski Osmanlı mimarisi köşkleri görmek gibi bir nostalji içinde olan bendeniz, burada birazcık hüsrana uğradım. Evet…yaaa..Hiç yoktu diyemem ama Büyükada ya da Heybeliada’yla karşılaştırdığımızda sanki 1970’ler modasında olan evler çoğunluktaydı. Yalnızca adanın Heybeliada tarafını gören “Gezinti Caddesi” Mehtap ve Gönüllü sokakları tarafına doğru yürürseniz restore edilmiş o zarif yalı ve köşkleri bulabilirsiniz.

Evet günbatımı ile ünlü Kalpazankaya ve manzarası

Evet günbatımı ile ünlü Kalpazankaya ve manzarası

Sait Faik Abasıyanık Müzesi en çok merak ettiğimiz. Ünlü Türk yazarımızın adada yaşadığı ev. Ada insanı Sait Faik. Halk insanı, züğürt yazar, küfürbaz şair, gözlemci balıkçı gibi birçok sıfatlarla anılan anadan doğma çevreci yazarımızın, ayrıca Büyükada müzesinde de eserlerine ve ada yaşayışına dair ayrılmış bir bölümü yer alıyor.

Sait Faik, hayatı boyunca kışları Nişantaşı’ndaki evinde, yazları ise 1959 yılında müze olarak açılan ailesiyle yaşadığı Çayır sokak 15 numarada hayatını geçirmiş. Artık o Burgazada, Burgazada ise o olmuş.

 

Türk hikâyeciliğinin önde gelen yazarlarından olan Abasıyanıkçağdaş hikâyeciliğe yaptığı katkılarla Türk edebiyatında bir dönüm noktası sayılıyor. Klasik öykü tekniğini yıkarak doğayı ve insanları basit, samimi, hem iyi hem kötü taraflarıyla oldukları gibi fakat şiirsel ve usta bir dille anlatmış. Bunu yaparken diğer çoğu Cumhuriyet sonrası sanatçısı gibi Batı’daki gelişmelere bağlı kalmayan, hiçbir edebî anlayışın etkisinde hareket etmeyen ve belli bir tarzın takipçisi olmayan, kendisi gibi olan ve sadece yazan olması açısından benim içinde yeri apayrı olacaktır.

Sait Faik eserleriyle ve fikirleriyle farklıydı. Belki çok zengin ve aristokrat bir aileden gelmesine rağmen kendini halktan farklı hissetmedi ve farklı yaşamadı. Tüm mal varlığını Darüşşafaka’ya bağışladı. Her yıl Sait Faik anısına Darüşşafaka tarafından  “Sait Faik Hikaye Armağanı” adıyla Türk hikayeciliğinin en önemli yarışması düzenlenmektedir.

Sait Faik Abasıyanık'ı ada iskelesinde gören Ara Güler'in çektiği fotoğraftır ve yazarın yaşadığı ev şimdilerde bir müze

Sait Faik Abasıyanık’ı ada iskelesinde gören Ara Güler’in çektiği fotoğraftır ve yazarın yaşadığı ev şimdilerde bir müze

Burgazada – anne gözüyle çocuklu gezi rehberi;

  • Ada diğerlerine göre daha küçük yüzölçümü olması sebebiyle çocuklu ve pusetli rahat yürüyerek gezilebilecek bir adadır.
  • Kalpazankaya’ya mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Yürüyerek 30 dakika gibi, faytonla 5 dakikada varabileceğiniz bir mesafede. (Fayton ücreti;35 TL)İndiğiniz yerde sağdan aşağıya minik merdivenlerle inebilirsiniz. Puseti restorana bırakabilirsiniz, çünkü o kadar yolu inip çıkarmak zor olabilir.  Kaplazankaya’ya tırmanmaya çalışmak çocuklar için eğlenceli, ayrıca aşağıya inince denizden güzel taşlar toplayabilirsiniz.
  • Kalpazankaya restoranına hafta sonu ve çarşamba günleri gitmeyi planlarsanız üç dört gün önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Kuzu tandırıyla meşhur olan restoran maalesef o günlerde tamamıyla dolduğu için aramanız şart, yoksa çocuklarla biraz zor olabilir.
  • Sahilde de birçok temiz balıkçı yer alıyor, buraları da tavsiye ederim.
  • Bana göre adaya mutlaka günbatımı için uğramalısınız. Merak etmeyin gece en son vapur yaz tarifesinde saat 24’te direk Bostancıya var.
  • Burgazada, Prenses Adaları içinde yüzölçümü bakımından üçüncü büyük ada, diğerleri de sırasıyla Büyükada ve Heybeliada. Bu nedenle diğerlerine göre çoğu gezilecek nokta en fazla 30 dakikalık yürüyüş mesafesinde.
  • Pusetli anneler bebeğiniz  için istediğiniz herşeyi bulamayabilirsiniz. O nedenle yanınızda beslenme çantanız mutlaka olsun. Restoranlardaki tuvaletlerde bebek ünitesi de yer almıyor.
  • Sait Faik Abasıyanık Müzesi, yazarı ve hikayelerini daha iyi anlamak canlandırmak açısından mutlaka gezilmesi gereken yerlerden ve giriş ücretsiz. Meydanda müzenin yerini gösteren tabelaları takip edin, 5 dakikalık yürüyüş mesafesinde ve maalesef üzerinde onarımda olduğu için kapalı olduğunu belirten bir yazı var. Biz giremedik 🙁
  • Cami yine meydana 5 dakika mesafede, zaten vapurdan inince görebilirsiniz.
1953 yılında inşa edilen cami

1953 yılında inşa edilen cami

  • Yine sahilde çocukların oynayabileceği oyun parkı yer alıyor.
  • Faytonlar, Adalar Belediyesinin tarifesiyle çalışıyor. Diğer adalarda olduğu gibi burada da büyük tur alabilirsiniz. Fakat adanın hepsini gezdirmiyor, sadece Kalpazankaya’ya götürüp tekrar meydana bırakıyor. Adanın diğer tarafı meydandan sonra yürüyerek gezilebilir. Zaten yol bir süre sonra bitiyor, ormanlık alana götüren patikalar var. Bisikleti ile gezmek isteyenler için buraları tavsiye ederim.
  • Burgazada’da meydanda bir adet bisiklet dükkanı var. Büyükada‘da olduğu gibi çocuk sepetli bisiklet bulamıyorsunuz.
Burgazada sokakları sakin sessiz...

Burgazada sokakları sakin sessiz…

  • İstanbul’a vapurla dönüşte martılara atmak için yanınızda simit bulundurun, çocukları bayağı eyliyor.
  • Burgazada da kalmak isterseniz Kalpazankaya’ya yakın olan Villa Mimosa, denizle içiçe olsun diyorsanız Prygos Hotel var. Villa Mimosa apart ev gibi bir yer, içinde mutfak olan odaları ve güzel bir bahçesi var. Ayrıca daha pansiyon tarzında işletilen “Mehtap 45” var. Çocukla Gezin olarak bu bahsettiğim yerlerde kalmadık. Sadece gezerken gördüm ve notumu aldım. Hangisi çocuklu aileler için uygundur bilemiyorum kalmadığımız için. Bunu göz önünde bulundurarak tercihinizi yapın olur mu 😉
Burgazada ve sokaklarındaki balıkçılar ve kayıkhane

Burgazada ve sokaklarındaki balıkçılar ve kayıkhane

Havasıyla suyuyla insanıyla dokusuyla ruhuyla bana 1980 İstanbul’u ve mahallelerini hatırlattı Burgazada. Sokakta top oynarken, atlı arabalı sebze satıcılarının bir anda mahallemize dalıvermelerini ve bu nedenle kaybettiğim sayılar geldi aklıma. Komşu teyzenin beni oyundan çağırıp bakkaldan şunları alır mısın evladım diyen sesleri…aşağıya sarkıtılan sepetler…Herkesin konu komşu gezmesi, esnafın selamlaşması…

Kısacası bir yudum huzur tadında Burgazada gezisi yaptık çocuklarımızla.

Çocukla Gezin olarak başka bir ada macerasına yelken açmak istiyoruz. Ege, haritadan diğer adaların yerlerini tespit etti bile. Bakalım bir sonraki durak nereye olacak, sürpriz 😉


BENZER YAZILAR

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir